<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Byumut &#187; Alıntı</title>
	<atom:link href="http://www.byumut.com/tag/alinti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.byumut.com</link>
	<description>&#34; Sadece Yapamadıklarınızdan Pişman Olursunuz &#34;</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Jul 2010 11:17:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Şu Habere Birde Yakından Bakın &#8221; Öcalan İmralı&#8217;dan tehdit etti &#8221;</title>
		<link>http://www.byumut.com/su-habere-birde-yakindan-bakin-ocalan-imralidan-tehdit-etti/</link>
		<comments>http://www.byumut.com/su-habere-birde-yakindan-bakin-ocalan-imralidan-tehdit-etti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2008 06:00:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>byumut</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[abdullah öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[af]]></category>
		<category><![CDATA[Alıntı]]></category>
		<category><![CDATA[internethaber]]></category>
		<category><![CDATA[öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.byumut.com/?p=174</guid>
		<description><![CDATA[Klasik sabah haberlerimi okumakta güzel güzel devam ederken http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=164015 sitesinde karşılaştığım ve okurken bile içler acısı durumdayız kurtar bizi yarabbi dediğim şu haberi sizlere yazmaktan kendimi alıkoyamadım gerçekten. Haberde Bebek katili şerefsiz öcalanın artık af gelmeli ben ölürsem türkiye karışır dediğini gördükçe sinir katsayılarım çok çook arttı tabi. Ey Türk Milleti Sen bu hallere düşecekmiydin diyesim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Klasik sabah haberlerimi okumakta güzel güzel devam ederken <a href="http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=164015">http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=164015</a> sitesinde karşılaştığım ve okurken bile içler acısı durumdayız kurtar bizi yarabbi dediğim şu haberi sizlere yazmaktan kendimi alıkoyamadım gerçekten. Haberde <strong>Bebek katili </strong>şerefsiz öcalanın artık af gelmeli ben ölürsem türkiye karışır dediğini gördükçe sinir katsayılarım çok çook arttı tabi. Ey Türk Milleti Sen bu hallere düşecekmiydin diyesim geliyor gerçekten .<span id="more-174"></span></p>
<p style="text-align: left;">Ben mi abartıyorum diyorum bazen benmi fazla sinirleniyorum diyorum ama ne olursa olsun kendimi alamıyorum şerefsiz öcalanın ismini her duyduğumda küfür etmekten . Ne oluyor diyesim geliyor hükümete neden daha böyle konuşturuyorsunuz bu herifi diyesim geliyor , ne geziyor diyesim geliyor hükümete ne geziyor dtp bizim meclisimizde , <strong>Ne olur</strong> diyesim geliyor hükümete ne olur öldürün şu şerefsizi öldüründe yüzlerce şehit anasının ciğerine su serpilsin öldürün şu bebek katilinide doğuda harp bitsin.</p>
<p style="text-align: left;">Doğudada çocuklar kaloriferli sınıflarda ders görsün , doğudada herkes hastahaneye rahatlıkla gitsin , doğuda bizim batıda diyelim hep beraber tek yürek olalım , tutalım el ele koşalım geleceğe hep beraber kürt &#8211; türk &#8211; çerkez &#8211; laz ayrımı olmadan yaşayalım hak etmiyormuyuz biz bunu .. ?</p>
<p style="text-align: left;">Soruyorum sizlere daha ne kadar şehit haberi duyacağız ve daha ne kadar imralıdan böyle tehditler duyup zaten ezik yüreklerimizi bir kez daha ezeceğiz <strong>daha ne kadar ??</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Haberden Alıntı :</strong></p>
<blockquote>
<div class="news_detail_content">
<div id="news_content" class="content content_12">
<p><strong><span style="color: #990000;">İmralı&#8217;da çarptırıldığı ömür boyu hapis cezasına çeken bölücübaşı Abdullah Öcalan, yaşamasının bireysel sorunu olmadığını, eceliyle ölümesi halinde bile devletin suçlanacağı belirterek, “Burada benim bir ölümüm gerçekleşirse büyük olaylar olur, kıyametler kopar” dedi. Öcalan, kendisiyle görüşmek isteyenlerin DTP ile görüşebileceğini söyledi.<br />
</span></strong><br />
Abdullah Öcalan&#8217;ın geçen hafta İmralı&#8217;da avukatlarıyla yaptığı görüşmede dile getirdiği ileri sürülen görüşleri, PKK&#8217;ya yakın internet sitelerinde geniş yer aldı. Bu yazılara göre Öcalan avukatlarına, radyo dinleyemediği ve 20 gün önce alınan radyosunun yerine yenisinin verilmediğini söyleyerek, avukatların aracılığıyla şikayet etti.</p>
<p><strong><span style="color: #990000;">&#8220;DTP İLE GÖRÜŞSÜNLER&#8221; </span></strong></p>
<p>Çeşitli kesimlerden gelip görüşmek isteyenler var. <strong>Fehmi Koru</strong>, gelip benimle görüşmek istiyormuş. Benimle gelip burada görüşmek elbette ki uç bir fikir değildir. Kimse benim diyaloga kapalı olduğumu söyleyemez. ‘Mutlaka gelip benimle görüşsünler&#8217; de demiyorum. Bu konuda akil adamlarla, aydınlarla, <strong>DTP ile görüşme yapılabilir</strong>, benim katılmam doğrudan olmayabilir, dolaylı olarak da devreye girebilirim.<br />
<strong><span style="color: #990000;">&#8220;DEVLET ÖLDÜRDÜ‘ DENECEK&#8221; </span></strong></p>
<p>Sorun benim yaşamam veya ölümüm de değildir, ölümden de korkmuyorum. Ancak, deprem olur bina başımıza yıkılabilir, hastalık olabilir o şekilde de ölebilirim. Bu, <strong>‘devlet öldürdü’ </strong>şeklinde algılanacak ve sonuçları <strong>korkunç olacaktır</strong>. Ben sağlığımı ve buradaki durumu sorun yapmadım, yapmıyorum. Burada geçen hafta, yaşanan ‘küçük&#8217; (görece olarak, ölüm olayına göre küçük) bir sorundan halkımın haberdar olmasını istedim, bu nedenle halkıma rapor ettim, halktan bir talepte de bulunmadım, hatta ‘<strong>olayı büyütmeyin&#8217; </strong>dedim ama kendileri harekete geçtiler, neler yaşandığını görüyorsunuz. Burada benim bir ölümüm gerçekleşirse daha büyük olaylar olur, <strong>kıyametler kopar</strong>.”</p>
<p><strong><span style="color: #990000;">DİYARBAKIR&#8217;DA ERGENEKON MAHKEMESİ </span></strong></p>
<p>Diyarbakır&#8217;da Vietnam ve Irak benzeri sembolik, alternatif bir ‘Ergenekon yargılaması&#8217; yapılabilir. Ergenekon davasına alternatif bir mahkeme Diyarbakır’da kurulabilir. Ergenekon davasında dile getirilmeyen gerçekler ortaya konulabilir. Bunu demokrasi platformu gibi demokratik kitle örgütleri Baro ile birlikte yapabilir. Avrupa’dan tanınmış hukukçular da çağrılabilinir.</p>
<p><strong><span style="color: #990000;">CUDİ DAĞI AĞAÇLANDIRILSIN </span></strong></p>
<p>Cudi Dağı&#8217;na Nuh&#8217;un Gemisi&#8217;ndeki gibi, her türlü bitkiden ekilmeli, her türlü hayvan getirilmeli. Cudi&#8217;de mevcut ağaçlar, bitkiler kesilmemeli, çiçekleri koparmamalı, korunmalı. Hayvanlarını avlanmamalı.</p></div>
<p><script type="text/javascript"></script></div>
</blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.byumut.com/su-habere-birde-yakindan-bakin-ocalan-imralidan-tehdit-etti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burak Büyükdemir &#8216;e Hepinizin Huzurunda Teşekkür Ediyorum :)</title>
		<link>http://www.byumut.com/burak-buyukdemir-e-hepinizin-huzurunda-tesekkur-ediyorum/</link>
		<comments>http://www.byumut.com/burak-buyukdemir-e-hepinizin-huzurunda-tesekkur-ediyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2008 18:22:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>byumut</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim Dünyam]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Alıntı]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Büyükdemir]]></category>
		<category><![CDATA[internet girişmcisi]]></category>
<category>burak büyükdemir</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.byumut.com/?p=56</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba arkadaşlar Burak Büyükdemir kimdir  diyenleriniz olabilir ya da Burak Büyükdemir &#8216;i içinizden tanıyanlarınız olabilir şahsen kendim sadece blogundan ve birkaç videosundan tanıyorum kendisini . Eee peki neden teşekkür ediyorsun yahu tanımadığın bir adama derseniz sıradan bir blog gezintimin ortasına muhteşem kahkahalar katmasındandır diye cevap verebilirim size. Ne kahkasına gelince ise birazdan onun Ey internet girişimcisi bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="mceTemp">
<p>Merhaba arkadaşlar <a href="http://burakbuyukdemir.com/about">Burak Büyükdemir kimdir </a> diyenleriniz olabilir ya da <a href="http://burakbuyukdemir.com">Burak Büyükdemir</a> &#8216;i içinizden tanıyanlarınız olabilir şahsen kendim sadece blogundan ve birkaç videosundan tanıyorum kendisini . Eee peki neden teşekkür ediyorsun yahu tanımadığın bir adama derseniz sıradan bir blog gezintimin ortasına muhteşem kahkahalar katmasındandır diye cevap verebilirim size.</div>
<p><span id="more-56"></span>Ne kahkasına gelince ise birazdan onun <a href="http://burakbuyukdemir.com/ey-internet-girisimcisi-bir-dusun-kiz-istemeye-gittiginizde-baban-ne-is-yaptigini-nasil-anlatacak">Ey internet girişimcisi bir düşün: “Kız istemeye gittiğinizde baban ne iş yaptığını nasıl anlatacak?”</a>  isimli yazmış olduğu gerçekten gönülden ve gerçekten kendimi bulduğum bir yazısını sizlere alıntı olarak aktaracağım .. Ben keyifle sonuna kadar okudum umarım sizde beğenirsiniz .</p>
<p> Ve tekrardan teşekkürler <a href="http://burakbuyukdemir.com">Burak Büyükdemir</a>  <img src='http://www.byumut.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>İşte O Yazı :</strong></p>
<blockquote><p>Hava sıcaktı, insan durduğu yerde yapış yapış oluyordu. Yürümeye devam etti, asfalt ortamı daha da sıcaklaştırıyordu. Işıklarda bekleyen arabaların oluşturduğu trafik stresi iyice arttırıyordu. Saatine baktı, 2-3 dk önce gelmişti toplantısına. Kapısında iş merkezi yazan yerden girdi, güvenlik yazan yüksek masaya yaklaştı, kimliğini verdi, kiminle görüşeceğini söyledi. Mavi gömlekli omuzlarında kartal amblemi olan genç beyaz plastik bir kart verdi. Yan tarafları açık olan turnikelerden geçti. Üstündeki bozuk kırmızı ışıkların katları gösterdiği asansörlerin önünde beklemeye başladı. Sırtında ince ince ter damlalarının aktığını hisseti. Yanında bekleyen birkaç kişi daha vardı.</p>
<p>Ne iş yaptığınızı anlatamadığınız durumlar oluyor mu? Peki, aileniz sizin neyle uğraştığınızı anlıyorlar mı? Arkadaşlarınıza bile bunları anlatırken zorlanıyor musunuz?</p>
<p>- Nasıl yani, internet sitesi mi yapıyorsunuz?<br />
- Bilgisayar malzemesi mi satıyorsunuz?<br />
- Hah bak sen dedin aklıma geldi, geçenlerde yeni bir bilgisayar aldık XP’ye girdim ama yazıcıyı tanıtamadık, sen bilirsin…<br />
- Yaa, aa bak bir arkadaşımda internet’le uğraşıyor onlarda site felan yapıyorlarmış.<br />
- Nasıl oluyor bu iş, para var mı?<br />
- Neyle geçiniyorsun şimdi?<br />
- İnsanlar internet’te neden böyle bir şey yapsın abi?</p>
<p>Sorunlardan ilki yakın çevrenize iş modelinizi anlatmaktaki sıkıntıdır. “İnternet” konusu hala muammayken siz onun üzerinde bir işler yapıyorsanız veya yapmaya çalışıyorsanız gelişmiş bir sorunla karşı karşıyasınız demektir. İnternet dünyasının insanlarına yaptıklarınızı anlatmak ve inandırmanın yanı sıra “internet” kelimesini sadece gazete ve televizyonda duymuş yakın çevrenize geleceğe yönelik açıklamalarda bulunmak zorunda bulursunuz kendinizi.</p>
<p>İnternet camiası, özellikle Türkiye’de, eleştiri konusunda eli boldur. Bir şey yapmaya kalkışırsanız sizi yerden yere vururlar. Olayın negatif yönlerini çuval çuval önünüze dökerler. İnsanda ne şevk ne istek bırakırlar. Onları ikna etmek çok güçtür. Önünde klavyesi olan, fikri olduğunu düşünen, olaylara kapalı pencerelerden bakan, kendini guru sanan hotmail, msn, online gazete müdevami birçok internet gezgini sizin fikriniz üzerine martaval okumaya başlarlar. Ciddi eleştiriler olsa size gerçekten fikir verse, dünyadaki birçok örneği inceleyip sizin yaptıklarınızla kıyaslasalar ve katma değer sağlasalar eyvallah. Durum genellikle böyle olmaz, maça hep 1-0 bazı durumlarda 2-0 yenik başlarsınız. Maçın bu dakikalarındaki umutsuzluk daha başlangıçtır. 8’e kadar yolu vardır bu eleme gruplarındaki sonuçların. Dikkatli olacaksınız. Bazen kulaklarınızı hem seyircilere hem de rakiplerinize tıkayacaksınız.</p>
<p>Bugün Hürriyet gazetesinin Pazar ekinde Ayşe Arman’nın Bodrum’lu ayakkabı ustası Ali Güven’le yapmış olduğu <a title="Ali Güven - Ayşe Arman" href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9569102.asp?yazarid=12" target="_blank"><span style="color: #104e8b;">röportajda</span></a> ilkokul terk olan bu ustanın bir sözü dikkatimi çekti.</p>
<blockquote><p>“Yaptığım sandaletleri yurt dışından meşhur insanlar gördü, onlar beğendi, ayağına giydi. Kimi kendi kalkıp gelmişti, kimi rahmetli Ahmet Ertegün’ün misafiri. Ben tabii bilmiyorum Mick Jagger kim, Donna Karan, Bette Midler kim? Bunlar benim sandaletlerden birer ikişer aldı. Herkes bana soruyor: “Sen biliyor musun bu insanlar kim?” “Ben ne bileyim kardeşim” diyorum, “<strong>Ben hayatta sadece sandalet yapmayı biliyorum, onu da yapabileceğim en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum o kadar</strong>.”</p></blockquote>
<p>Siz de sadece en iyi sandaletinizi yapın.</p>
<p>İnternet camiası daha başlangıçtır, hadi onlarla aynı dili konuşuyorsunuz, onlara anlayacakları dilden cevaplar verebilirsiniz. Peki ya bu internet gezegeninin dışındaki dünyalarda yaşayanlara ne cevaplar vereceksiniz. Düşünsenize Mars’ın adını sadece gazetelerden okuyoruz, bir de orada “çok uzaktan kumandalı” bir aracımız var, Mars üzerindeki iş modelleri hakkında buradan martaval okuyoruz. Durumun kısa özeti budur. “İnternet ve site” kelimelerinin ilerisine geçmemiş, site denilince de göze hoş gelen, atlayan zıplayan bir şeyler düşünen bir kitleye ne yaptığınızı anlatacaksınız. Çenesi düşük bir taksi şoförüne ne yaptığınızı anlatma başarısını gösterebilirseniz bu testin belki bir seviyesini geçebilirsiniz. Sonra arkadaş toplantılarında sıra size geldiğinde sizin kaç holding kuruduğunuzu dinlemeyi bekleyen gözlere dönüp tek tek yaratıcı internet fikrinizi anlatın. Size nasıl bakacaklarını bir düşünün. Bir de bu bilgi ve fikir seviyeleriyle sizi sorgulamalarına izin verin. Ne acı yemekli toplantıdır bu değil mi? Bu arkadaşlarınız başarıyı sadece gazetelerin Pazar günü eklerine çıktığınızda olduğunu düşünürler. Yani ölçüt sizin matbaa iş modelinin uzantısı olan gazetede çıkıp çıkmamanıza bağlıdır. O bakımdan onları pek önemsemeyin. İnternet dünyasının protest çocuklarının bile sizi yerden yere vurmaları daha değerlidir.</p>
<p>Arkadaşlar ve internet dünyası iyi hoş da, ailenize, sevgilinize, eşinize, kayınvalidenize onların akrabalarına nasıl anlatacaksınız yaptığınız işi. Kızı istemeye gidince nasıl dolduracaksınız formun “işiniz” yazan satırını. Kendinizi böyle bir ortamda düşünün ve internet üzerinde ne yaptığınızı ayna karşısında bir anlatın. Uzun olmasın, karışık olmasın ilkokul çocuğu bile anlasın. Bu sıcak ortamda kahvenizi yudumlarken kendinizden ne kadar emin olabileceksiniz, nasıl başaracaksınız bu sunumu. Bu sunum yatırımcılar önündeki sunumun yanında solda sıfır kalır. Düşünsenize ne iş yapar oğlumuz;</p>
<p>- “İnternet üzerinde video siteleri var amcası” ya da daha da gelişmiş bir iş modeli olsun<br />
- “İnternet üzerinde sosyal imleme sitesi var bununla para kazanıyorlar” veya<br />
- “Oğlumuz internet üzerinde alan adları sektöründe doğrudan yönlendirme yapan bir iş model üzerinde çalışıyor”<br />
- “Oğlumuzun şirketi advertorial flash oyunlar yazıyor”</p>
<p>Asansörü beklerken alnından terlerinde aktığını hissetti. Gömleğinin koltuk altıda kesin ter olmuştu. Toplantı odasında klima varsa 5 dakikada rahatlayacağını düşündü. Bu asansörleri hangi mantıkla nasıl ayarlıyorlar anlamıyordu. 3 tane asansör vardı, bina toplam 15 katlıydı. 7 dakikaya yakın bir süredir bu giriş kapısında kırmızı led ışıklara bakıp duruyorlardı. Bekleyenler artmıştı, herkes hangi asansörün önce geleceğini tahmin etmek üzere bir o kapıya bir bu kapıya yönleniyordu. Bu oyunu kazanan asansöre ilk binme hakkını kazanıyordu. Yanlış bir tercih yapıp yanlış kapıya yanaşırsanız, asansör dolduğunda birilerinden içeri yanaşmalarını istemek ne kadar zordur. İşte sonuncuda bu cezaya tabi oluyordu. Bu asansörleri ayarlayan firmaya belli bir süre sevgi dileklerini gönderdikten sonra bir mekik üsse yanaştı. Bir hareketlenme oldu, bayanlara öncelik verilmedi. İş dünyası işte bu kadar sertti. Onlar güzellikleriyle öne geçme girişimlerinde bulunurlarsa işte olacağı buydu. Vahşi dünyanın gerçeği, kim iyi tahmin ettiyse o ilk bindi asansöre. 5 kişinin rahatlıkla bindiği bu küçük odaya 8 kişi bindi. Terli eliyle 7’ye dokundu, son binen gencin 2’ye bastığını görmek epey sıkıcıydı, minibüs iş modelini bulan güzel ülkemin girişimcileri asansörde ilk 3 kata asansörle çıkılmayacağı gerçeğini es geçiyorlar diye düşündü.</p>
<p>Aklınıza ilk fikir geldiğinde anne ve babanıza iş modelinizi anlatmayı deneyin. Başarırsanız çok önemli bir adımı geçmiş olabilirsiniz. Yoksa sizin büyük bir ofisiniz ve iyi bir arabanız olana kadar “bu işlerle uğraşma git bir yerde işe gir” plağını sürekli dünlersiniz. O bakımdan bir internet girişimcisinin önünde iş planın dışında aşması gereken çok engel vardır. İş modeli, iş planı içinde aşılması gereken adımlar hava civa kalır. Kardeşiniz, ağabeyiniz bu işlere yakın olabileceği için onların desteği aile içinde önemlidir. Onları doğru yerden yakalarsanız maç içinde dinlenme ihtiyacı duyduğunuzda bu güvenli limana sığınabilirsiniz. Bazen kardeşler sizin sermayenizi karşılıyor olabilirler.</p>
<p>Yazının ucunu kaçırdım ama şimdi tekrar aklıma geldi. Türkiye’de güzel bir iş yapmaya çalışan kim varsa eleştirilir. Arkasından söylenmedik kalmaz. Hatta internet üzerinde de anonim isimlerle yapmaya çalıştığı işin ne kadar basit olduğu bu işin nasıl olmayacağı yönünde birçok yazı yazılır. Bir işin olmaması için binlerce sebep olabilir bunlar zaten iş modeli, iş planı yapılırken büyük olasılıkla düşünülmüştür. Yumuşak karna yumruk atmak, belden aşağıya vurmaktan başka bir şey değildir bu, mertlik değildir. Gerçekten bir eleştiri yazısı yazacaksa bu “sözde internet guruları” bu internet girişimcilerinin yapıcı eleştiriye yani sorunu tespit eden sonrada öneri veren kişilere ihtiyaç var. Yoksa “bu iş olmaz” “bu şu modelin kopyası” diyen basitleştirilmiş cümleler kimseye bir şey kazandırmaz.</p>
<p>Ne zaman başarılı olursunuz, işte şakşakçılarınız o zaman artmaya başlar. Ne zaman bir gazeteye haber olursunuz, kıskanılmaya başlanırsınız. Evet, maalesef dünya bu dünyadır. Acı biberden daha çok yanabilir diliniz. İnternet girişimi yapmak bu kadar zordur. Yoksa iş planı, iş modeli, yatırımcı, sunucu, yazılımcı sorunlarını halletmesi kolaydır.</p>
<p><strong>Konuları bir toparlayayım</strong>;<br />
1. Bir fikriniz var yeni bir şirket kurmak istiyorsunuz herkesin sizi anlamasını beklemeyin, doğru kişilerden doğru yapıcı fikirler, eleştiriler alın. Diğerlerine kulaklarınızı tıkayın.<br />
2. Herkesin ne yaptığınızı anlamasını beklemeyin, işinizin basit bir tanımını yapın, karşınızdaki kişiye özel olarak bu hazır anlatımlarınızı kullanın.<br />
3. En iyi sandaleti yapmak için uğraşın. İşinize odaklanın.</p>
<p>* Not: Diyeceksiniz ki yazı içindeki Tarantino hikayesi ne iştir? Bekleyin, biraz sabır, onu da bir yerlere bağlayacağım. Bir de yazıda gördüğünüz dilbilgisi hatalarını lütfen yönetime bildiriniz.</p></blockquote>
<p> </p>
<p style="text-align: center;"><strong>Son </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.byumut.com/burak-buyukdemir-e-hepinizin-huzurunda-tesekkur-ediyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
